Aynı Mandalla Tutturulmuş İki Ruh

29 Ekim 2009 Perşembe Gönderen ali ikizkaya
Mandalları Bilirsiniz .. !
Hani, şu iplerin üzerine bir şeyler tutturmak için kullandıklarımızı. Özellikle de çamaşır asmak için olanlarını. Ben, rengarenk olmalarına rağmen plastiklerini hiç sevmem. Sevemedim, alışamadım da.
Ahşap olanlarını sevmişimdir. Artık eskilerde ki gibi sık rastlanır değil ahşap olanları. Doğallıklarına benzer, artık nadir rastlanır oldular kıymetli bir eşya misali. Malzemesi güzelliğinin sebebi gibi sadedir. Bir yay ve iki ufak parça ahşap...
Bilirmisiniz ?..
Ahşap yaşar, nefes alır, ayrı düşmüş olsa bile ağacının gövdesinden, can suyundan. Hep özler, koparıldığı ağacı, toprağı. Buram buram hasret kokar. O da siz gibi, ben gibi incecik yanıktır, çocukluğunun, gençliğinin iklimlerine.
Alıp, koklayın bir ahşap mandalı..
Büyüyüp yeşerdiği ve sonra da göğerdiği toprakları, ormanları, dal yada gövde iken tenine dokunan rüzgarları duyumsarsınız. Bir de tutup kulağınıza götürün. Kök saldığı ormanın, dağ başlarının kurdunun, kuşunun, böceğinin, seslerini duyuverirsiniz. Plastiklerinin aksine dokunduğunuzda sıcacıktırlar. Yadırgamazsınız ona temasınızı, bir parçanız gibi hissedersiniz. Avuç içiniz yada parmak uçlarınızda eğrelti durmaz. Aynı kadim dostlar benzeri dayanıklı ve sağlamdır. Onları, sadece duvarı için için yiyen nem yıkar tıpkı dostlukları çökerten gam gibi.
İnsan ne garip hissedişlerin eline düşebiliyor. Ahşap bir mandalla bile, böylesine derin bir duygusal bağ kurabiliyor. Varın bir de, bir insanın başka bir insan oğlu/kızı ile ne kadar derinleşebileceğini, siz düşünün.
O gün, ruhumun çamaşırlarını Himalayaların zirvelerini okşamış rüzgarlarla sevişmesi için ipe dizdiğimde bunlar düşmüştü aklımın sokaklarına. Rüzgarla dans edişlerini kimbilir hangi gelmezin saçlarına benzetmedeyken aralarından iki güzel kız çıkageldi. Biri büyük, biri küçük, ufağı büyüğünün çiçekli elbisesinin eteklerine tutunmuş, ikisi de gülümsüyordu. Büyüğü;
Yine düzgün dizememişsiniz .. derken iki çamaşırı düzeltip bir mandal eksiltti aradan. Elinde bir ahşap mandal vardı şimdi. Tebessüm etmeye gayret etti gözlerinin arkasındaki bulutlara rağmen. Sonra elindeki mandalı yüreğinin üstüne iliştirip kucağına aldığı küçük kızın ayaklarını gösterdi. Eğilip öptüm sabah poğacası tazeliğindeki küçük kızın ayaklarını...
Benim ruh ikizim bu iki kız artık bizim bahçemizdeki güllerin arasında, bizlerle yarenlik edecek ve yazacaklar. Birinin adı Selda diğerininki Asya. Her ikisine de benim çok sevdiğim bu Cahit Külebi şiiriyle hoş geldiniz diyorum...

Senin dudakların pembe
Ellerin beyaz,
Al tut ellerimi bebek
Tut biraz!

Benim doğduğum köylerde
Ceviz ağaçları yoktu,
Ben bu yüzden serinliğe hasretim
Okşa biraz!

Benim doğduğum köylerde
Buğday tarlaları yoktu,
Dağıt saçlarını bebek
Savur biraz!

Benim doğduğum köylerde
Şimal rüzgârları eserdi,
Ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır
Öp biraz!

Benim doğduğum köyleri
Akşamları eşkıyalar basardı.
Ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem
Konuş biraz!

Benim doğduğum köylerde
İnsanlar gülmesini bilmezdi,
Ben bu yüzden böyle naçar kalmışım
Güldür biraz!

Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin!
Benim doğduğum köyler de güzeldi,
Sen de anlat doğduğun yerleri,
Anlat biraz!



Etiketler: ,

Bu Yazara ve İlgili Etikete Bağlı, İlginizi Çekebilecek Olanlar



  1. ''ne tanıdık bir hüzün ne tanıdık duygular''demiştim
    (Belki ... Belki ....,
    "Pencereler kahkaha, kaldırım dünya neşesi,hava mis gibi sabun kokacak. Ve bahçede çamaşırlar, ay çiçekleri misali yüzleri güneşe doğru rüzgarla uçuşacak sen geldiğinde.
    Hep yaptığın gibi tutturmuş olacaksın saçlarını bir çift mandalla.
    Ben, o zaman anlamlı, koltuğumun altındaki bir somun ekmek değerli olacak."diyorum.)

    satırlarına dokunduğumda
    dokunup içimi bukadar acıtmasına şaşırdığımda
    yıllardır beni dinliyor gibi olduğumda, bir çift mandal olmuştuk farkına varmadan onunla
    sonra duvarlara döktüğümüzde içimizi bir kez daha anladık ,anladım ruh ikiziydik biz ben küçük kız o abim
    sarıldım kelimelerine birdaha bırakmadım

    evin kapısı açıldı ve tekparça, uzun etekli elbisesi ile dünyalar güzeli bir kadın, onunla aynı gözleri taşıyan küçük bir kız çocuğuyla birlikte elinde tepsiyle bana doğru geldi. Küçük kız kadının uçuşan elbiselerini yakalamaya çalışarak oyun oynuyordu. Kadın elindeki tepsiyi bana doğru uzattı. İçinde pişirmem için temizleyip hazırladığı balıklar vardı.Uzun uzun gözlerine baktım. Onu sevdiğimi söylemek istedim. Dudaklarımı araladığımda söyleyemeden uyandım
    Bahçede oturup bekledim. Kapı açılmadı. Ve sen uçuşan eteklerinle oynayan bir kız çocuğuyla çıkıp gelmedin. Ve uyanınca yanımda olmaman gene acıttı. Ağladım. Ve bundan hiç utanmadım .
    satırlarıda alıp götürdü benide onuda her defasında bambaşka diyarlara,ağladı,ağladım....
    iyiki varsın
    iyiki bir çift mandalı iliştirmişsin hayatıma Ali abim...

  2. Burada olduğum için ,yazın için,şiirin için ,dostluğun,sesin için çok teşekkürler...
    Bulduğum gibi hoşgeldim...

  3. Sevgili Selda Kız !
    Umarım geldiğin hoşluk gibi sonsuz uzun zaman içinde burda hoşça vakitler geçirirsin. Ruh ikizimle iyiki yollarım kesişmiş, bilmeden ve eksik gitmeyeceğim çıkacağım yolculuğa. İyi sen de varsın Can Kız ..
    Sevgimle...

  4. Can dost Ali;
    Duydum ki ruh ikizlerini bulmuşsun,
    Ahşap mandalın iki yarısı gibiymişler
    Sana da ruh ikizi olmuşlar ne mutlu
    Yalnız olmadığın için sufi'de huzurlu.
    Hoşgelmişler Asya ve Selda kardeşimiz açıldı kapılarımız neşelendi gönlümüz.Sevgilerimle.

  5. Hosgelmisler, sefalar getirmisler:)

  6. Tahta mandaldan çıkıp ta geldiğin noktaya bayıldım. Şahane, yüreğine sağlık.

    Asya ve selda, hoşgeldiniz mutlu ettiniz...

    Sevgiler

  7. teşekkürler sufi,belgin ve çınar hoşbuldum hoş kelimeler var eteklerimde yakında dökeceğim:)

  8. Sevgili Sufi !
    Seninde içinde olduğun gönül dostlarına, ruh kardeşlerine sahip olmak çok güzel. Hepinizin yeri ayrı ayrı benim bahçemde. Birinizin eksikliği yada mahzunluğu beni öyle yaralarki... Tariflere sığmaz. İçimden gelenler bunlardı dökülüverdi gitti. Bazen böyle kapılar aralanıyormu desem.. Sen anlarsın.
    Can-ın hoş hanen aydın olsun.
    Aşk la daim kalasın.

  9. Sevgili Belgin !
    Güzel temennine ben de katılıyorum. Bizim can evimiz geniştir. İki oda onlara veririz aynı mutfak aynı sofa geçinir gideriz sıcacık bir aile gibi...
    Teşekkürler ve Sevgimle.

  10. Sevgili Çınar!
    İnsan sevgisi ve aşkla yola çıkınca ben elçiyim söyleten O. Sev yaratılmışı Yaradan dan ötürü diye bilirim. Ahşap, ağaç, dağ başı derken bir poğaça ayaklı güzele geldik. Söyletene bak deyip noktayı koyalım.
    Sevgiyle..

  11. ali abi!..
    yüreğine sağlık çok güzel yazmışsın yine.
    asya selda hoş geldin..

  12. Sevgili İçimdeki Yolculuk!
    Beğendiğine sevindim. Ne için Varız ??
    Birbirimiz İçin..
    Birbirimizi nazikçe tutup, sevgiyle sarmalayıp dikkatlice taşımak için.
    Sevgilerim İle

  13. Birbirinin aynı bir çift tahta parçasıdır bazıları için mandal ama tutar onlar; bir arada olmak isteyenleri tutar.
    Güneşin neme izin vermediği o tazelik; arkadaşlıklarımızın tahta koku ve dokusunda sürmesi dileğimle Asya Selda hoş geldin..

  14. Bu yorum yazar tarafından silindi.
  15. teşekkürler gülen hoşbuldum:)hoşluklar buldum

Yorum Gönder

İnsana Dair ve İnsanca Her Türlü Halin ve Yorumun Üstünlüğüne, Biricikliğine İnanıyorsanız. Lütfen Siz de Paylaşın.