SİMİDİYAAAH, SICAK SICAK SİMİDİYAAAAH!

9 Ekim 2009 Cuma Gönderen Gülen Tezer
Karşı caddede simit satma macerasına henüz adım attığı bütün simitlerini satmış olmanın yüzüne yansıyan mutluluğundan belli ürkek çocuğu kestirir gözüne. Arabadan inip çocuğun yanına gider genç adam.
Genç adam: Kaçtan satıyorsun simitleri?
Çocuk: .. kuruş ama sattım hepsini.
G.A: Bana on tane simit verir misin?
Çocuk: Abi sattım dedim ya.
G.A: Simit istiyorum.
Çocuk endişeyle: Abi yok bitti, görmüyor musun?
G.A: Senin bana simit vereceğin yok, ben kendim alırım der ve çocuğun şaşkın bakışları ve bütün itiraz sözlerine maruz kalarak simitleri sarmak için tezgahta bulundurulan kağıtlardan birini alır ve bir pandomim sanatçısı edasıyla on adet sanal simiti kağıda özenle yerleştirerek sarar. Bu arada tok göz ve gönüllü çocuk işe yaramayacağını bildiği halde duruma hala itiraz etmektedir.
Genç adam on adet simit ederinin fazlasını bozuk parası olmadığını bahane ederek bırakır ve çocuğun para üstü vermesine fırsat vermeden 'üstü sende dursun, yarın yine gelip simit alacağım senden' der. Çocuk minicik avucundaki paraya bakarken genç adam bundan sonraki hayatında bu çocuğu gözetmeyi kafasına koymuştur.

Kardeşim Dolunay henüz okula gitmiyor ve bir simitçi olmak istiyor. Küçük ve güvenli mahallemizde simit satmak istemekten başka planladığı bir iş kariyeri yok henüz :) Simidiyaaaah diye bağırarak dolaşıyor sokak aralarında simitsizce. Annem 'çocuğun' bu durumuna üzülüyor ve bir fırına giderek bir tepsi simit alıyor. Kırmızı kareli, tertemiz bir örtü serdiği simit tepsisini kardeşime 'simit tezgahı' diye yutturuyoruz. Dolunay taşımakta zorlansa da gerçek bir simit tezgahında gerçek simitler bulunduran bir iş adamı gibi gururla bağırıyor simidiyaaaah simidiyaaaah! Beş metre arkasında o yürüdükçe yürüyen, o durdukça duran biz ikizlere arada bir dönüp 'eve gitsenize siz!' sözlerinin arasında simidiyaaaah diye bağırmaya devam ediyor. Annem de gözünden kaçırmayacak kadar en arkamızda; dört kişilik aile şirketi simitçileri mahallede simit satıyoruz :))) Simitler bitiyor. Eve dönüyoruz. Ertesi sabah 'hadi simit satmaya' diyen anneme 'anne sanırım bu iş için ben çok küçüğüm' diyen Dolunay'ın iş hayatındaki ilk hayal kırıklığını yaşamasına tanık oluyoruz hep birlikte..

O minik avucundaki paraya hayretle bakan çocuk şimdi başarılı bir lise öğrencisi ve o günün genç adamı Dolunay abisi de her sıkıntısında onun yanında..


Etiketler: ,

Bu Yazara ve İlgili Etikete Bağlı, İlginizi Çekebilecek Olanlar



  1. sevgili gülen çok güzelmiş..''güzelliği bulmak için tümm
    dünyayı dolaşsakta ;onu içimizde taşımıyorsak asla bulamayız.''
    tüm güzellikler bizlerle olsun..

  2. Funda'm, bir kaç gündür de, Ali abimin derinliğini bildiğimden derinliğini aldığım bir cümle dilimde 'Allah sevgi fakiri yapmasın' Evet olsun :)

  3. Sevgili Gülen,

    En güzel yatırım insana yapılandır. En büyük şans iyi insanlarla karşılaşmaktır. Simitçi çocuk bu şansı yakalamış Dolunay sayesinde... Ne güzel!

    Sevgilerimle...

  4. simitci hikayesii cok gzl ve gzl dersler cıkarılacak bır hıkaye aysemaya katılıyorum enn buykkk sans ii insanlarla karsılasmaktır...dilerimkii bizler icinde ölee olurr ..

  5. Aysema öğretmenim; her insan bir diğerine bu şansı versin ya da bu şansa ihtiyacı olanlar şanslarıyla karşılaşsınlar. O kadar kısaki şu hayat dediğimiz nane..

    Haylaz peri; ne güzel bir isim bulmuşsun kendine :) Yaramaz bir şey misin sen yoksa :) Kardeşim değişik biridir. Ara ara yazayım bari onun maceralarını :)

    Sevgimle kucakladım gitti sizi :)

  6. haylaz perim biricik zuzum sen yüreğini ferah tut.güneşe yüzünü döndüğün zaman gölgeler hep arkada kalır..

  7. çok güzeldi ya

  8. Kardeşinizin maceralarını ara ara yazma fikri güzel.Yazı da güzel olmuş.Her insanın hayatında SİMİDİYAAAAH lar vardır sanırım.Onun için yazılarda kendimizi buluyoruz.
    Sevgiler.

Yorum Gönder

İnsana Dair ve İnsanca Her Türlü Halin ve Yorumun Üstünlüğüne, Biricikliğine İnanıyorsanız. Lütfen Siz de Paylaşın.