KOYUN-dan KOYUN-lara

11 Ocak 2010 Pazartesi Gönderen ali ikizkaya
Piyanist filmini ne çok severim. Bende yeri apayrıdır. Filmin jenerik müziğini ve ana temaların tamamını besteci Liszt in eserleri oluşturur. İshak Perlman da o muhteşem icrası ve müzik bilgisiyle filmin vuruculuğunu zirveye taşımıştır. Liszt i dünyada gelmiş geçmiş en iyi icra eden piyanist Paderevski dir ama filmde iyi bir Liszt icracısı piyanistin Nazi ordularının Polonya yı işgali ve sonrasındaki hayatı anlatılır. Filmin bir bölümünde soğuk bir evde saklanan piyanist sürekli olarak apartmana gelenlerin ayak seslerinin tınılarını dinleyerek kendi akibetiyle ilgili tahminlerde bulunmaktadır. Feci bir ruh halidir içinde bulunduğu. O sahnede aklıma Polonya lı bir aydının yazdığı şu satırlar aklıma gelmişti.
Bir gün geldi Yahudileri Götürdüler ..
Bir gün geldi Masonları Götürdüler ..
Bir gün geldi Gazetecileri götürdüler ..
Bir Gün Geldi,
Beni Götürdüler ...
Tam da böyleydi ruh hali hep merdivenlere kulak kabartan piyanistin. Hep aklının ve ruhunun odalarında Liszt in iç burkan trilleri(piyanoda içinizi titretmek için kullanılan bir teknik) ile dolu pastoral ya da sisli, yağmurlu kırsal manzaraları vardı. Kırlar, mevsim sonbahar bile olsa papatyalarla olduğu günlerdeki kadar güzeldir koyunlarla. Uzaktan baktığınız bir manzarada onu yapan bir ressamın son beyaz yuvarlak dokunuşlarıdır bu canlılar.
Ne güzel hayvanlardır koyunlar. Sütü, yünü, eti ve bir de uysallığı olmasaydı ONLAR ne yapardı bilmiyorum ? Bir de güzel Türkçemizde bebeleri üzerinden Kuzu Kuzu gitmek ve davranmak gibi dilimize pelesenk olmuş deyişleri vardır. Koyunların idaresi basittir. Bir sürü başı Alpha koyun vardır. O ne yaparsa o olur. Zıpladı mı ? Zıpla. Uçurumdan mı atladı ?. Hoppaa ! hepsi aşağıya. Bizler de öyle olduk. Fakat biz de Alpha yapmıyor, söylüyor, uygulattırıyor. Sanki başka bir cins ve sürüden. Ya da tabiat denen matematik ve kimya mucizesini red eden bir el yardımıyla sentetik malzemeden yaratılmış. Ne yazık ki bir çok sürü mensubu sorgulamıyor bile ... Ol deyince oluyor. Diktatör bir tarafı var bu Alpha koyunun.
Şimdi bir paragraftan bu yana koyunlar üzerine yazıyorsun. Koyunlarla ne alakan var,? Neler oldu sana ? sorularını sıralayabilirsiniz. Bana da olanlar oldu da, bir müddet sonra sizlere de olacak. Benimkisi felaket tellalığı yapmaktan ziyade, siz hemcinslerime gelen tehlikeyi haber vermek, uyarmak ve çabalarınızın heba olmasına engel olacak yöntemler hakkında biraz olsun haber vermek.
Bir çoğunuzun profeyonel hayatı, elektronik ve bilişimin dışında olduğu için Blogspot veya Blogger ın alt yapısının nasıl çalıştığından haberinizin olmaması çok normal. Benim meslek grubumdan olan bir çok blogger alt yapının nasıl olduğunu iyi bildikleri için yazılarını daha çok sizlerin HTML kelimeciği altında izlediğiniz kodlar şeklinde yazıyoruz.
Bildiğiniz gibi, uzun bir süreden bu yana ben kendi blogumda yazmayı durdurmuş ve FaceBlog un inşası ile uğraşırken aynı yerde de seyrekte olsa yazılar yazıyordum. Fakat gizliden gizliye de kendi blogumu yenilemek ve daha farklı havada sizlere sunabilmek için adı bilinmeyen bir blog üzerinde yeni kodlar yazarak bir blog yazıyordum dört aydan bu yana. Yeni Blog a girişmemden bu yana yazdıklarımda benim haricimde etkenlerden bir takım aksilikler oluyor ama ben yine hatlar falan diyerek pek üstüne gitmiyordum. Taa ki geçtiğimiz güne kadar..
Fikrine güvendiğim bir arkadaşa telefon açarak yeni blog un adresini verip beni fikirleriyle yönlendirmesini rica ettim. Fikirlerini öğrenmek için telefonun öteki ucunda beklerken birden bana;
Senin Blog Denizli ve Isparta Sulh Mahkemeleri Kararınca Engellenmiştir, Kara Listede ve Süresiz Kapalı dedi(bu linkte bir resim görürseniz şu an için sıkıntı yok fakat bir mahkeme kararı görürseniz engelleniyorsunuz demektir. Bu linkte sadece bir dolmakalem resmi var.). Beynimden vurulmuşa döndüm. Aylar süren ve sabahlara kadar uykusuz geçen gecelerimde ürettiğim binlerce satır kod ve yazılım boşa gitmişti. Zira yeni blog u Blogger ın da ait olduğu GOOGLE hizmet sunucusuna yazmıştım. Hemen hızlı bir okuma, araştırma ve uygulama sonucunda öğrendim ki; yukarıda adı geçen mahkemeler ATATÜRK ü kararlarına gerekçe göstererek GOOGLE ın ana sayfasının dıışında kalan %90 nını kullanıma ve erişime kapatmışlar. Bu üreten, düşünen, yazan beyinleri örseleyen engel hakkında yabancı dildeki yayınları da okumaya başlayınca geçen sene yaşadığımız kapatma eyleminin daha kapsamlı ve derinden bir türevinin işleme konduğu, ben de dank etti. Dank etmesine de gerek yok. Yabancı kaynaklar açıkça yazıyor. Bu konuyla ilgili yapacağınız bir arama da olayın gerçek yüzünü farklı dillerden okuyabileceksiniz. Tam da bu noktada taze et ticareti yapan FaceBook un neden engellenmediğini bu ışık altında bir kez daha düşünün. Kısa bir gelecekte GOOGLE ın bir parçası olan BLOGGER ve BLOGSPOT ta Türkiye'de Kapatılacak. Ve konuşan, düşünen, paylaşan insanlar bir kez daha susturularak zaten aydınlık olmayan Koyunlar Cumhuriyeti gökyüzü bir kez daha karartılacak. Bu yüzden ve en azından;
  • Blog larınızı öncelikle ve acilen dışa aktarın.
  • Yazılarınızın bir HTML kod örneği ve bir metin örneğini bilgisayarınızda saklayınız.
  • Metin türünde olacak dosyalarınızı yazılarınızın altına KOPYALA ve YAPIŞTIR tekniği ile yorumcularınızın yorumlarını da ekleyerek bilgisayarınızda saklayınız.
  • Şablonlarınızın bir örneğini Blogger dan bilgisayarınıza yedekleyiniz.
  • İzlediğiniz Blogları GOOGLE Reader hizmetinden yararlanarak işaretleyiniz. Bunun yararını sevdiğiniz yazarları ilerideki karanlık günlerde okuyabildiğinizde daha iyi anlayacaksınız.
  • Şu anda GOOGLE hizmetlerini çokça kullananlar ve Blog ları izleyenler, DNS ayarlarını ağ bağlantısı özelliklerinden Yeğlenen DNS Sunucusu=208-67-222-222 veya yerine 4-2-2-1
    Diğer DNS Sunucusu=208-67-220-220 veya yerine 4-2-2-2 değerlerine değiştirerek çitden atlayabilirler. Eğer YouTube ü doğru olarak görüntülüyorsanız. Bu DNS ayarlarına ihtiyacınız yok ve GOOGLE hizmetlerinden yararlanabiliyorsunuz demektir.
Aslında bu da geçici bir çözüm. Geçen sene yapılan gövde gösterisiyle sopanın sadece ucunu görmüştük. Belki farkında değilsiniz ama 1 yıldan bu yana WORDPRESS Blog hizmet sağlayıcısı da engelliydi. Burdaki zihniyet ayan beyan ortadadır. Ve Blogger dünyasını sudan bir bahane ve kafalarında olan o yöntemle, yazan, konuşan, üreten binlercemizi Cezayir, Fas, Tunus ve bunu gibi ülkelerde olduğu gibi KARARTACAKLAR.
Çünkü AKLI HÜR, VİCDANI HÜR, İRFANI HÜR BİREYLER İstemiyorlar. Siz ALPHA ya inanın ve bir KOYUN olup OTLAyın yeter.


Etiketler: ,

Bu Yazara ve İlgili Etikete Bağlı, İlginizi Çekebilecek Olanlar



  1. Bu Alfa'nın kim olduğunu gerçekten çok merak ediyorum. Bu tabirlerden hareketle "Mahkeme yasakladı mı? Ben evimde giriyorum." diyen kişi değildir sanırım. Bu arada Google bu tarz engellemelerin önüne geçmek için hali hazırda DNS hizmeti veriyor. En sağlıklısı 8.8.8.8 ve 8.8.4.4 IP adreslerinde bulunan Google DNS hizmetini kullanmak.

  2. Sevgili Erkan !
    Demek ki sizin oralarda alpha falan yok. Bu çok güzel bir şey. Alpha senin işaret ettiklerinden değil. Tarifle de ancak bu kadar oluyor. Bizim buralardakini artık bir geldiğinde sana gösteririm. Yeni DNS adresleri için de çok teşekkür ediyorum.
    Sevgiyle...

  3. Ben biliyorum Alpha'yı! Onun Alpha olduğu yerde insan olmayı reddediyorum! Ali abim piyanist ve alpha kısmından sonraki teknik olaylardan hiçbir şey anlamadım :) Ama yazılarımı kaybetmek istemediğimden en olmadı çıktı alırım :)
    Hem demedi mi orası yasak olabilir, ben şuradan giriyorum siz de öyle yapın diye?
    Dur arıyorum şimdi seni yasaklı insan :)

  4. Piyanist filmi benim de en beğendiğim filmlerden ilk üçe girer.müthişti gerçekten..

    Nasıl moralim bozuldu benim şimdi??
    Böyle bir tehlike var mı gerçekten Ali Bey..DNS ayarı yaparsak bu risk ortadan kalkıyor mu şimdi? Yani yazdıklarımız silinmiyor ve devam edebiliyor muyuz?
    Ben DNS ayarını çok rahat yapabiliyorum. Burada verilen rakamları not aldım.
    ama ''Blogu içe aktar'' olayını ilk kez denedim bugün. Henüz başaramadım. Daha doğrusu HTML tamamen silinecek vb. diye korkup bıraktım..

    Nasıl bir ülkeyiz biz ya? Sustukça, koyundan bile daha boş beyinli insanlar çoğaldıkça, o türler çığ gibi çoğalıp susup oturdukça müstehak bunlar..
    Tunus bile bizden daha ileri ülke haline gelir, hiç merak etmeyin...

  5. Sevgili Dost,

    Yazdıklarının bir gün olacağını tahmin ediyordum, ama yine de dehşet içinde kaldım. Bu kadar çabuk olacağını beklemiyordum belki de...Sıra bloglara geldi desene. Koskoca basını susturdular, bizi mi susturamayacaklar. Son aşamaya geldik diye ödüm patlıyor. Ve ne yazık ki pek çok kişi bunun ayırdında değil.

    Yarın sabah bir kez daha okuyacağım yazını. Şimdi çok şaşkın ve öfkeliyim.

    Piyanist, benim de çok beğendiğim bir filmdi. Çok doğru değerlendirmeler yapmışsın.

    Sevgilerimle...

  6. Oraya kadar geldik demek. Ben de bekliyordum ama zaman açısından kararsızdım. Eeee bizde hakediyoruz hani, hiç yazmasak bile araya bir iki kelime sıkıştırıyoruz işte.
    Hem konuşan Türkiye yok!
    ne güzel anlatmışsın koyun belgeselini ya!!!

    Pyanist filmi çok güzel ve hiç unutamadığım filmlerden biridir. Unutamamın nedeni korkunun içine saklanan o bencilliğin insan bedenini ne hale soktuğudur.
    Sevgiler

  7. Arkadaşlar inanın sizi anlamakta zorluk çekiyorum. Kimsenin blogunun yasaklandığı, yazılarının silindiği falan yok. (Buna rağmen blogunuzu yedeklemeniz sizin açınızdan iyi olur. Zira google bu hizmeti sürekli verecek diye bir kaide yok.) Bir kere düşünün burada bunları yazabiliyorsanız zaten özgürsünüzdür. Hadi diyelim ki yasaklanıyor. Yasaklayan kim? O "Alfa" nın ismini bir telaffuz etsenizde bende öğrensem. Madem koyunuz alfamızı bilelim di mi?

  8. Sevgili Erkan arkadaşım; siz nerede yaşıyorsunuz? Hayır, ciddi ciddi soruyorum. Yasaklanan bir kaç sitenin adını verip 'ben giriyorum, siz de girin' deyip yasak deldiren, deldirmeye iten bir başbakanımız var bizim.

    Bunları yazabildiğimiz KADAR özgürüz; YAZABİLDİĞİMİZE GÖRE DEĞİL! basın BİLE susturulmuş, biz susturulmuşuz çok mu? Bloggerların öneminin farkına varılmış, sıra bize gelmiş..

    Siz hala Alpha'yı mı arıyorsunuz? Hay Allah..
    4 ocak tarihli Vatan Gazetesi'nin birinci sayfasındaki kadın profesörün yazısını bulup okuyun..

  9. o alfanın peşindeki nüfusun yarısı uçurumdan aşağı düşerse bu doğal seleksyon mu olur ?
    bunu ulemeya danışıp ben bir öğreneyim !

  10. Ben de sizin neye karşı olduğunuzu anlamıyorum. Eğer karşı olduğunjuz şey yasaklarsa, sizin deyiminizle "Alpha" yani başbakanın tutumu doğru oluyor. Yok eğer derdiniz başbakanlaysa yasakları savunuyorsunuz demek oluyor. Siteleri veya sayfaları yasaklayan mahkeme kararları, bu yasakların genel nedeninin ne olduğunuda biliyorsunuzdur diye tahmin ediyorum. bilmiyorsanızda bir kotrol etmenizi tavsiye ederim. Örneğin sites.google.com yasaklı sitelerden biri ve neden yasaklandığınıda 2009/629 sayılı Burdur Sulh Ceza Mahkemesi kararından öğrenebilirsiniz. Öğrendiğinizde bizimle de paylaşırsanız sevinirim.

  11. Bu arada kısa bir istatistikte vereyim ben.

    SUÇ TÜRLERİ Re'sen Yargı
    Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama (Madde 228) 69 17
    Bahis / Kumar 36 3
    Sağlık için tehlikeli madde temini (Madde 194) 0 0
    İntihara yönlendirme (Madde 84) 1 0
    Uyuşturucu / Uyarıcı madde kullanımını kolaylaştırma
    (Madde 190) 0 1
    Atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkında kanundaki suçlar 2* 50 **
    Fuhuş (Madde 227) 10 2
    Çocukların cinsel istismarı (Madde 103,birinci fıkra) 499*** 5
    Müstehcenlik (Madde 226) 422 38
    Diğer 0 154
    TOPLAM 1039**** 270

    Detayları içinde http://www.tib.gov.tr/dokuman/faaliyet_raporu.pdf bu rapora göz atabilirsiniz.

    Her türlü yasağa bende karşıyım (Bu konuda yasağın uygulanışına desem daha doğru olur sanırım.) Türkiye'deki DNS kısıtlamalarıyla kafamızı deve kuşu misali toprağa gömmekten başka birşey de yapmıyoruz zaten. Yukarıda gördüğünüz nedenlerle yasaklanmış sitelerin özgürlükle hiçbir alakası olamaz. Örneğin çocuk istismarı-pornosu- içeren sitelere özgürlüğü savunacak halim yok. Malesef yasaklama yöntemi yanlış olduğu için sites.google.com gibi ana sunucularda bu yasaklardan payını alıyor.Bunu da destekleyecek değilim. Ancak eğer raporu incelerseniz. Yasak uygulamadan önce ilgili site yönetimlerine durumun bildirildiği ve ilgili içeriğin kaldırılması talebinde bulunulduğunu görürsünüz. Bu uyarılar dikkate alınmadığında da işin kolayına kaçılarak sitelerin tamamı kapatılmış. Aynı şey youtube örneğinde de var. Mahkeme ilgili içeriklerin kaldırılmasını taleb ediyor. Kaldırmayınca da yasaklıyor. (Burada Google bir uyanıklık yapmaya çalıştı mesala sakıncalı görülen içeriğin bizim ülkemizden görülmesini engellediler. Tabii bu cözüm olmadı ve bence mahkeme bu kararında kesinlikle haklıydı.)

    İşin diğer yönünden baktığımızda yukarıda da söylediğim gibi bu yasak kararlarının çoğu mahkemeler tarafından verilen kararlar. Uygulama tarafı ise TİB yani Telekominikasyon İletişim Başkanlığında. Bu açıdan bakarsanız da eleştirilerin yönünün yanlış oluğunu kolayca görebilirsiniz. Eğer sonuca ulaşmak istiyorsak olaylara doğru perpeftikten bakıyor olmalıyız.

    Saygılar.

    Erkan.

  12. Sevgili Erkan !

    Her şeyden önce verdiğin bilgiler ve onun arkasındaki çabaya çok teşekkür ediyorum. Aslında söylediklerimiz son yazdıklarının ışığında birebir aynı olduğunu görüyorum. Burda sadece bir yöntem yada ifade varkı var. Kimsenin taraf olmadığını kabul ederek şöyle başlamak isterim;
    1- Türkiye de uzman olmayan mahkemeler site kapatmaya karar veriyor.
    2- Internet zararlı olduğu için kapatma eğilimi ve alışkanlığı doğmuş bir ülkeden bahsediyoruz.
    3- Geçen Sene Blogger Kapatıldı.
    4- Wordpress 1.5 yıl kapalı kaldı.
    Yukarıda yazdıklarımın gerçek olmadığını ve yaşanmadığını kimse kabul edemez. Burda dikkat çekmeye çalıştığım ve senin ikinci yorumda satır arasında kısacık kalmış YASAKÇI zihniyet. Bu SOSYAL BİR OLGU haline geldi.
    Bu aynen çiçeklerim neden büyümüyoru farkeden birisinin onları daha iyi hale getirmek için uğraşı vermek yerine söküp çöp kutusuna atmasına benziyor. Sende çok iyi biliyorsunki INTERNET üzerine bizde hazırlanmış ve ESAS olabilecek bir kanun yok. Ebeyin ve çocuk hakları beyannamelerini imzalamamış ve kanunlaştırmamış bir ülkeyiz. Yurtdışında PARENTAL ORDERS denilen ve hatta avrupa çocuk mahkemeleri kararlarına esas teşkil eden kanunlar uygulamada. PARENTAL ORDERS ta internet ortamı ve çocuk ilişkisi ruh ve lafz olarak düşünülerek konulmuş. Ebeveyn engel koyuyor siteye orda bitiriyor. Bu mantıkta; Otobüste yan kesici var diye otobüsü yakmaya benziyor. Bizdeki uygulamayı bilirsin, aynı şey olsa çek otobüsü karakolun önüne, çek sıraya herkesi. Fransada yaşarken aynı şey olduydu. Otobüs yoluna devam ederken polis geldi 10 dk da herkesin parmak izini aldı gitti. 3 gün sonrada yerel TV de gösterdi, yakalamışlar hatunu. Bu kapatma yok etme eğilim ve uygulamalarının altında çok başka bir felsefe yatıyor. Uygulamaya konan kararların bir bilincin eseri olmadığını kimse söyleyemez. Ben de senin gibi;
    Çocuk İstismarı, Şiddeti, Uyuşturucu gibi tüm dünya toplumları arasında ahlak dışı olarak kabul görmüş kavramlara karşıyım. Mesele sistemin sistemsizliği veya acizliği neticesi bireylerini aynı kefede değerlendirmesidir. Karaköyde hayat kadınlarının çoğunlukla oturduğu bir binada oturan bir insanın namusu hakkında adalet genel kanaat oluşturacak bir karar veremez. Ve o apartmanı toptan yakamaz. Bu kadar zamandır, yani iki dönemdir toplumun yarısını temsil ettiği oylarla belli olan bir parti, hem de kendisi hürriyet alanında sıkıntıları varken nasıl olurda ANAYASA ya ilk madde olarak;
    Türkiye Cumhuriyetinin Yegane Varlığı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Onun haklarını ANAYASA korur. Bu oluşan hakları için ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU hakkı vardır.
    maddesini koymaz, koyamaz. Varmı bir delikanlı çıksında Türk Dil Kurumuna desin ki; kardeşim ! VATANDAŞ kelimesi özel isimdir. Halkı ifade eden bireyin özel ismi dir desin. Batıdaki toplumlar demokrasi den önce sosyal devlet olmayı başarmış sonra üzerine de demokrasiyi inşaa etmişlerdir.
    Bak avrupa da karkış kıyamet; devlet metroları açtı, kimsesizlerin ayağına kadar sıcak içecek yemek götürüyor. Çadır dağıtıyor. Gerekirse çok yaşlı olanları bakım evlerinde kalmaya zorluyor zor günlerde. Biz de de sokaktan zorla dilendirtilen, mendil satan el kadar bebe için hiç bir şey yapılamıyor. Koruma ve kollama esas değildir. Sosyal devlet bireyleri için çalışırken onların omuzları üzerinde yükselir.
    Sen mendilci çocuk olgusunu tamamen ortadan kaldıracak bir kanun sistemi, yaşam biçimi yapma yapama, ondan sonra internette site kapat. Sen toplum hayatiyeti için 10 uncu sıradaki bir iş yerine 46. sırada bir işi gerçekleştir. Bunun da çocuklar ve toplum için olduğunu söyleyenler ya saftır yada kuzu postundaki kurt.
    BEN TÜM METİNLERİMİ BİREYİN YEGANELİĞİ, EŞİTLİĞİ, HÜRRİYETİ ve REFAHI bilinciyle yazıyorum. Bu pencereden bakıyorum...
    Sevgiyle...

  13. Sevgili Gülen !
    Evet ALPHA ve onun türevleri bizde de dünyada da çokça var.Işın sırrı tahammül ü ve varlığı kabul etmekte. Kimsenin kimseye kendini dayatmaması burnuna sokmaması. Benim anlattığım aslında bir felsefe. Bu sadece burda değil milli eğitimden tut toplumsal kurumlara kadar her yerde var. Hür olmak ve hürriyet adına bir şeyler yapıyorlar. İRAN da da böyle olmuştu HÜRRİYET söylemiyle gelmişti. Mesala bizde yasaklı olan bir kitap var İRAN daki devrimin adı Hürriyet diyen.
    MESELE ŞU;
    SITES.GOOGLE ve onun hizmetleri KAPALIMI KAPATILMIŞ MI ?
    Ben girebiliyorum da değilim. Tek bir bireyin bile girememesi aynı şey benim için.
    Sevgiyle ...

  14. Sevgili Zeugma !
    Piyanist gerçekten shindlerin Listesi kadar çarpıcıdır. Ben de çok severim ve müzikleri çok burkar içimi. Ve çok iyi anlatır bireyin, bireyi içine düşürdüğü içler acısı hali.
    Bizler YouTubu ve Blogger kapatılması meselesini bypass ettiğimiz için aşağıda neler oluyor görmüyoruz. Türkiye de 6000 in üzerinde yasaklı site var. Belki bilmiyorsun; Blogger da PORNO sayfalar bile var. Ama giriyormusun. Yok. Aklına bile gelmemiş. Ben bireysel hürriyetlerin ahlakiyat üzerinden gidilerek tahakküme uğramasına karşıyım.
    Sevgiyle...

  15. Ali Abi,

    Çok kısa ve öz biri cevap vereyim senin o dediklerini bir nebze olsun yapmaya çalışanlardan birini astılar, diğerini kürsüde vurmaya teşebbüs ettiler. Ölümünün ardından hala nedeni ve nasılı tartışılıyor. Diğerlerine hiç değinmeyeceğim bile...

    Dünün bütünlüğündekileri bugünün yalınlığında değerlendiremeyeceğimiz görüşündeyim. Günah keçisi lazımsa da şu alıntıyla cevap vereyim; "Dünyanın sandığınız kadar masum olmadığını anladığınızda, başkalarını eleştirmeye başlamadan önce, bu hale gelmesine ne kadar katkınız olduğuna bir bakmayı deneyin."

    Saygı ve sevgilerimle.

    Erkan.

  16. Sevgili Dost ve Hocahanımım Aysema !
    Daha önce yazdığım gibi Blogger, Youtube meselesinin arkasına dolandığımız için arka bahçedeki pisliği farketmeden yaşayıp gidiyorduk. Gerçekte ASL olan eylem. Ben çokça KOYUN kelimesini sarsmak adına kullandım. Yarın 40.000 kişi türk telekoma(Arab Telekom a) GOOGLE kapalı. istediğim hizmetleri alamıyorum telefonumu kapatın diye dilekçe versek çok şey değişir. Felsefenin aslında görünenden çok farklı olduğu kanaatinizi derinden paylaşıyorum.
    Sevgiyle ...

  17. ali abicim ama yaa ben bu dediklerini yapamadım:(( sadece dışarı aktarabildim nolcak şimdiiii

  18. Sevgili Yaşamın Kıyısında !
    Aslında son aşama diye bir şey yok. İşleyen felsefe ve onun sistemi sürekli yol alıyor. Herşey demokrasi ile olmadı mı? Biz uyurken birileri çalışmadımı ?. Halk on torba kömür, 20 paket makarnaya kendini satacak durum ve bilince getirilme di mi ?. Sosyal toplum ve sosyal devlet olma bilinci yerine başka anlayış ve kültürler geldi oturdu. Bizler de zamanında halı altına süpürüyorduk bir çok şeyi.
    Yine o güzel üslubun ile yaptığın yorumuna çok teşekkür ederim.
    Sevgiyle ...

  19. Sevgili Erkan !
    Son yazdığın yorumun altına bende imzamı atarım. Sonuna kadar katılıyorum. Söylediklerimizde tamamen aynı; İnsanın ÜSTÜNLÜĞÜ ve BİRİCİKLİĞİ.
    Çok haklısın Dünya ve Onun yaşamı hiçte masum değil. Düşündüğün, üretttiğin, yazdığın için çok teşekkür ederim.
    Sevgiyle ...

  20. Sevgili Nalan Kız !
    İlahi diyeyim. Ömrün uzun olsun. Güldürdünki ne gülmek. Ne güzel bir ironi ve hoş bir teşbih yapmışsın. Ben yorumun ve burda kullandığın tekniğe bittim. Artık buna lafım yok. Okurum ben yorumu elli defa. Hatmederim.
    Sen beni güldürdün ya seninde yüreciğin gül bahçesi olsun. Şimdi doğal seleksiyon sorusuna gelelim;
    Bu tecelliyat açısından düşünmeden sorgulamadan atlayanlar açısından KADER evrenin işleyişi bakımından tabii seleksiyon olur kanaatindeyim..
    Sevgiyle...

  21. Can Kız Funda !
    Sen şimdi Ali Abine 1.5 İskender getiriyosun. Ben de sana nasıl olacağını anlatıp gerekirse bizzat yaparak öğretiyorum. Gördün mü Ali Abi bile menfaatçi çıktı. 1.5 iskendere konuşuyooo. Ben arar ve anlatırım sen kardeşime.
    Sevgiyle...

  22. Sevgili Ali Bey;
    Bu postunuz sayesinde uzun zamandır aklımı meşgul eden çok önemli bir konuyu gerçekleştirmiş oldum..

    Az önce blogumu;
    -DIŞA AKTARdım.
    -YÜKLE yaptım..
    -DİSKE KAYDETtim..
    -DOSYA ADI VERdim..
    Ve bu sayede tüm yazı ve yorumları koruma altına almış oldum.
    Sayenizde gerçekleşti bu..

    Size yardımlarınız ve bilgilendirmeleriniz için çok ama çok teşekkür ediyorum..

    Sevgilerimle...

Yorum Gönder

İnsana Dair ve İnsanca Her Türlü Halin ve Yorumun Üstünlüğüne, Biricikliğine İnanıyorsanız. Lütfen Siz de Paylaşın.